Ferrari’nin tarihinde bazı modeller vardır; bir segment ihtiyacından doğmaz, bir “karar”ın sonucudur. Purosangue tam olarak öyle. Çünkü bu otomobil, “Ferrari SUV yaptı” cümlesine indirgenemeyecek kadar bilinçli bir pozisyon alıyor. Ferrari, daha baştan bu otomobile SUV demekten özellikle kaçındı; aslında kaçındığı şey sadece kelime değil, kelimenin taşıdığı mimari ve his dünyasıydı. Purosangue, yerden yüksek bir gövde içinde bile Ferrari’nin en takıntılı olduğu şeyi korumaya çalışıyor: sürüşün merkezinde hâlâ direksiyon ve şasi dili olsun.
Bu yüzden Purosangue’ye yaklaşırken ilk yapılacak şey, onu Urus ya da DBX707 gibi “hızlı lüks SUV” rafına otomatik yerleştirmemek. Evet, aynı müşteriye göz kırpıyor; evet, dört kapı ve dört yetişkini gerçekten taşıyor. Ama Ferrari’nin derdi “daha büyük, daha pratik” bir ürün yapmak değil; Ferrari hissini bozmadan pratiklik eklemek. İşin zor kısmı da zaten burada başlıyor.
Ferrari’nin “SUV reçetesine” itirazı: Mimari
Purosangue’nin karakterini kağıt üzerinde bile ele veren şey, Ferrari’nin klasik SUV mimarisine itiraz ederek işe başlaması. Motor “önde” ama bildiğimiz önde değil; mid-front yerleşim var. Şanzımanın arkaya konumlandığı transaxle düzenle birlikte amaçlanan şey, yüksek gövdeli bir otomobilde bile daha nötr, daha çevik bir denge yakalamak. Bu mimari, Purosangue’nin rakiplerinin büyük bölümünde görmediğimiz kadar “spor otomobil düşüncesiyle” kurulmuş bir temel veriyor.
Sürüş izlenimlerinde bu mimarinin karşılığı net: otomobil “kütleli” hissettirmeden yön değiştiriyor. Özellikle Top Gear’ın sürüş bölümündeki yorumları, Purosangue’nin bu konudaki iddiasını çok iyi özetliyor: Ferrari burada sürüş dinamiğini “yüksek gövdeye rağmen idare etmeye” çalışmıyor, resmen yüksek gövdeyi sürüş dinamiğine ikna etmeye çalışıyor. (Top Gear incelemesinde bu yaklaşım çok belirgin.)
Asıl kırılma noktası: Atmosferik V12
Purosangue’yi bugün bile “kategorisinden” koparan ana unsur, atmosferik 6.5 litrelik V12. Kağıt üzerinde 725 cv gibi bir güç değeri elbette etkileyici; ama asıl mesele güç değil, güç üretme biçimi. Turbo motorların dünyasında Ferrari burada şunu söylüyor: “Ben hâlâ devir çevireceğim, hâlâ nefes alacağım, hâlâ sesin ve tepkilerin ‘analog’ tarafını koruyacağım.”
Hagerty ve Road & Track’in sürüş yazılarında öne çıkan ortak duygu, bu motorun otomobili “hızlı” yapmaktan çok “Ferrari” yaptığı yönünde. Çünkü Purosangue’nin büyüsünü yaratan şey 0–100 verisi değil (o zaten 3.3 sn civarında), gaz tepkisinin doğrudanlığı ve yükselen devirle gelen o tanıdık crescendo. Büyük gövdeye rağmen otomobilin üst devirlere çıktıkça “hafiflediğini” hissettiren şey de biraz bu: motor, sürücüyle sürekli konuşuyor.
Ferrari, bu otomobilin günlük kullanımında alt devirlerin de dolu kalmasını özellikle hedeflemiş; yani V12 burada sadece “romantik bir karar” değil, aynı zamanda kullanılabilirlik amacı da taşıyor. Motor1 ve Car and Driver gibi kaynaklarda da vurgulandığı gibi, Purosangue’nin V12’si düşük devirlerde bile yeterince canlı; bu da şehir içi kullanımda “sürekli bağıran ama gitmeyen” bir his yerine, güçlü ve kontrollü bir akış veriyor.
Oyunun kuralını değiştiren teknoloji: Aktif süspansiyon
Purosangue’nin “bunu nasıl yapıyor?” sorusunun en gerçek cevabı süspansiyon. Uluslararası incelemelerin neredeyse tamamı, konu Purosangue’ye geldiğinde dönüp dolaşıp aynı yere geliyor: Multimatic TASV tabanlı aktif süspansiyon.
Bu sistemin olayı sadece konfor değil. Ferrari burada klasik lüks SUV’ların tercih ettiği hava süspansiyonu yoluna gitmiyor; bunun yerine gövde hareketlerini gerçek zamanlı kontrol eden, burulmayı bastıran ve bunu yaparken de tekerleklerin zemini takip etmesine izin veren bir mimari kuruyor. Evo dergisinde bunun altı özellikle çiziliyor: sistem öyle güçlü ki teorik olarak otomobili viraj içine “yatırmak” bile mümkün, fakat Ferrari bunu şov için değil, doğal ve öngörülebilir bir sürüş için kullanıyor. (Evo incelemesinde bu bakış çok net.)
Car and Driver da bu aktif sistemin gövde salınımını bastırırken aynı zamanda aracın gerektiğinde ride height’ı yönetebildiğini, klasik denge çubuklarına olan ihtiyacı azaltan bir yaklaşım sunduğunu anlatıyor. Bu da pratikte şu anlama geliyor: Purosangue, virajda “yüksek bir araç” gibi devrilerek değil, daha düz ve kararlı bir platform gibi dönerek güven veriyor. Birçok test sürücüsünün “boyutunu unutturan” dediği hissin arkasında bu var.
Direksiyon, arka aks ve “Ferrari gibi dönmek”
Bu otomobilin sürüşünde ikinci büyük numara, arka tekerlek yönlendirme ve dört çeker sistemin çalışma karakteri. Purosangue, her an dört çeker gibi davranmıyor; Ferrari burada da sürüşü Ferrari’leştirmeye çalışıyor. Amaç düz çizgide tutunma gösterisi değil; viraj içinde burnu istekli kılmak, arka tarafı doğru zamanda devreye sokmak ve otomobili bir SUV refleksinden uzaklaştırmak.
GQ gibi daha “yaşam tarzı” odaklı ama direksiyon hissini iyi aktaran yazılarda bile Purosangue’nin çevikliğinin şaşırtıcı bulunmasının nedeni bu: Otomobil sanki uzun aks aralığına rağmen kıvrak. Bunu “mucize” yapan şey, fizik kurallarını bozması değil; fiziği yönetmesi.
İç mekân: Ferrari’de ilk kez “gerçek dört yetişkin”
Purosangue’nin kabini, Ferrari açısından neredeyse kültürel bir değişim. Çünkü Ferrari tarihinde ilk kez arka koltuklar “idare eder” değil, gerçekten kullanılabilir bir yaşam alanı olarak tasarlanıyor. Dört bağımsız koltuk yaklaşımı, otomobili baştan “aile SUV”’u olmaktan çıkarıp daha seçici bir yere koyuyor: Bu bir 5 kişilik düzen değil; Ferrari net biçimde “dört kişi için en iyisini” yapmış.
Arka kapılar ise şovun bir parçası: arkadan menteşeli (rear-hinged) arka kapılar daha kolay iniş-biniş sağlıyor ve Purosangue’yi ilk bakışta bile farklı gösteriyor. Road & Track ve Car and Driver gibi kaynaklar bunu günlük kullanıma dair önemli bir detay olarak not ediyor.
Öte yandan iç mekânın teknoloji felsefesi herkesin hoşuna gitmeyebilir. Ferrari’nin büyük merkezi ekran yaklaşımına mesafeli kalması, direksiyon üzeri dokunmatik/haptik kontrollerle her şeyi yönetme isteği; bazı incelemelerde “alışma süresi isteyen” bir deneyim olarak geçiyor. Yani kabin lüks ve kaliteli, ama kullanıcı arayüzü bazı sürücüler için ilk günlerde biraz “Ferrari’nin inadı” gibi hissedebiliyor.
Peki eleştiriler?
Purosangue’yi öven herkes aynı cümleyi ekliyor: “Bu bir Ferrari, bazı bedelleri var.” Bedellerin başında fiyat geliyor. Bu otomobil rakiplerinin çoğundan belirgin şekilde yukarıda konumlanıyor ve Ferrari bununla aslında şunu yapıyor: “Ben bu segmentte satış kovalamıyorum, erişimi sınırlıyorum.” Top Gear’ın da altını çizdiği gibi, Purosangue’nin konumlandırması daha “nadirlik” üzerinden yürüyor; bu da onu finansal olarak tartışılmaz biçimde premium bir noktaya taşıyor.
İkinci eleştiri, bazıları için pratiklik: Bagaj hacmi yeterli ama sınıf rekoru değil; arka kapı mekanizması dar alanlarda her zaman kusursuz rahatlık sağlamayabiliyor. Üçüncüsü ise elbette yakıt tüketimi: V12’nin romantizmi burada bedelsiz değil. Ferrari bunu saklamıyor; zaten bu otomobilin varlık sebebi “rasyonel seçim” olmak değil.
Rakiplerle kıyas: Aynı oyun, farklı kurallar
Urus, DBX707, Cayenne Turbo GT gibi otomobillerle kıyaslandığında Purosangue’nin farkı şu: çoğu rakip “SUV yapıp hızlandırma” fikrinden geliyor, Ferrari ise “Ferrari yapıp yükseltme” fikrinden geliyor. Bu ayrım, sürüş hissinde doğrudan hissediliyor. Bazı rakipler daha “kolay hız” sunuyor; Purosangue daha “duygusal ve mekanik” bir anlatı kuruyor. Özellikle V12’nin karakteri, burada oyunu değiştiriyor.
Son söz: Purosangue neyin cevabı?
Purosangue, aslında tek bir sorunun cevabı değil; Ferrari’nin kendine sorduğu birkaç sorunun toplamı. “Dört kişi taşıyabilir miyim?” Evet. “Konforu artırabilir miyim?” Evet. “Bunları yaparken Ferrari kalabilir miyim?” İşte asıl soru bu ve global incelemelerin ortak yorumu şu yönde: Ferrari, ‘SUV’ yapmadan SUV müşterisine ulaşmanın yolunu bulmuş.
Yeniköy Motors’ta yerini alan Purosangue, bu yüzden sadece yeni bir model değil; Ferrari’nin kendi kimliğiyle pazarı yeniden tanımlama refleksinin en güncel örneği. Dört kapılı olabilir, yerden yüksek olabilir, pratik olabilir… ama direksiyonun arkasında hâlâ aynı şeyin peşinde: sürüşün kalbinde safkan bir his bırakmak.
Ferrari Purosangue’a yakından göz atmak için ilanımızı inceleyebilirsiniz.
Yorumlar
Rating: